☎ 0 (212) 532 25 25

Ön Bilgiler

“Şüphesiz insanların Allah’a ibadet etmeleri için yeryüzünde kurulan ilk mabet, bütün âlemlere hidayet ve nur kaynağı olan Kabe’dir. Orada apaçık nice alametler, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya giren emniyet içinde olur. Gücü yeten, imkân ve yol bulan insanlar üzerinde, Beytullah’ı haccetmeleri, Allah’a bir kulluk borcudur. Kim bunu inkâr eder, bu hakkı, bu farzı tanımazsa Allah’ın ne ona, ne ameline, ne de kâinatta bulunan herhangi bir şeye ihtiyacı vardır. O bütün âlemlerden müstağnidir.” (Âl-i İmran 96-97)

ÖN BİLGİLER

Şüphesiz insanların Allah’a ibadet etmeleri için yeryüzünde kurulan ilk mabet, bütün âlemlere hidayet ve nur kaynağı olan Kabe’dir. Orada apaçık nice alametler, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya giren emniyet içinde olur. Gücü yeten, imkân ve yol bulan insanlar üzerinde, Beytullah’ı haccetmeleri, Allah’a bir kulluk borcudur.

Kim bunu inkâr eder, bu hakkı, bu farzı tanımazsa Allah’ın ne ona, ne ameline, ne de kâinatta bulunan herhangi bir şeye ihtiyacı vardır. O bütün âlemlerden müstağnidir.” (Âl-i İmran 96-97)

EY Rasulüm! Yüzünü semaya doğru çevirip durarak bir arayış, bekleyiş içinde olduğunu görüyoruz. Seni gönlüne hoş gelecek, arzu edegeldiğin kıbleye döndürüyoruz. Yüzünü artık Mescid-i Haram’a çevir, Beytullah’ı kıble edin!

Siz nerede olursanız olun yüzlerinizi ona çevirin. Şüphesiz ehl-i kitab onun Rablerinden gelen bir hak olduğunu çok iyi bilirler. Allah, elbette ki onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.” (El-Bakara 144)

Allah için, Haccı da Umreyi de hakkıyla eda edip tamamlayın…”’El-Bakara 196)

Ebu Hureyre(ra) rivayet ediyor:

Rasulullah(sav) Efendimiz’e; “Amellerin hangisi hayırlıdır” diye soruldu.

Allah yolunda cihattır, “buyurdular.

Daha sonra nedir?” denilince de;

Erkan ve adabına uygun, ma’siyet karışmayan, riyadan uzak, ihlasla eda edilen makbul Hacdır,’ buyurdu. (Buhâr)

Hacerü’l-Esved hakkında bir hadis:

Vallahi! Allah, kıyamet günü iki gözü, konuştuğu dili olduğu halde onu diriltecek, kendisini hakkıyla istilam edip tavaf edenlere şahitlik yapacaktır.” (Tirmizi)

KISA ÖN BİLGİLER

İHRAM:

İhram: Bir şahsın, diğer zamanlarda helâl olan bazı fiil ve davranışların belli bir müddet için yasak oluşunu kabullenme çerçevesine girişidir.

Her ibadetin bir başlangıcı vardır. Şüphesiz bu başlangıç, niyet ve niyeti takip eden bir amel iledir. Burada da ihram, niyet ve telbiye ile başlar. Böylece manevi bir atmosfere girilir.

Hürmet kelimesi ihram ile aynı köktendir.Böyle bir atmosfere giriş, Böyle bir atmosfere giriş, insanı bir nevî hürmet duyguları içinde ibadete sevk içindir. Her ibadetin yasakları, kendi yapısına uygundur.

  • Hacca, umreye veya hacc-ı kıranda olduğu gibi her ikisine birden niyet edip, telbiye getirmekle ihrama girilmiş ve ihram yasakları başlamış olur.

Bu yasaklardan bir tanesi de erkeklerin gerek dikişli gerekse örgü veya dokunma yoluyla vücutlarına göre şekillendirilmiş elbise giym eleridir.

İşte bu yasağa uymak için, erkeklerin büründükleri ‘rida’ ve ‘izar’ denilen iki parçadan meydana gelen örtü, ‘ihram’ diye meşhur olagelniş, halk arasında ‘ihrama girmek’ deyince de, bu örtülere bürünmek anlaşılmıştır.

Zikredildiği gibi ‘ihrama giriş’ niyet ve telbiye ile olur. Niyet eden ve telbiye getiren her erkek veya kadın, bu andan itibaren ihrama girmiştir, ihrama girişiyle de ihram yasakları arasında az da olsa fark vardır.

İhram yasakları ve işlenmesi durumunda cezaları hakkında gerekli bilginin, bu ölçüde bir kitapta bütünüyle aktarılması mümkün değildir. Ancak biz, bu yasaklardan sıkça karşılaşanlara ve birinci derecede dikkat edilmesi gerekenlere birkaç satırla da olsa dikkat çekeceğiz.

İHRAM YASAKLARI

  1. Erkekler için vücuda göre dikişle, örerek veya dokuyarak şekillendirilmiş elbise giymek.

  2. Yine erkekler için başlarını örtmek, eldiven, çorap ve topukları kapalı ayakkabı giymek. (Topuğu kavrayacak şekilde kullanımı olan sandaletlerde de bu mana vardır.)

  3. Kadınlar için yüzlerinin tenlerine değecek şekilde bir şeyle örtülmesi.

  • Her ikisi için de;

  1. Vücudun herhangi bir yerini traş etmek, vücuttan tüy koparmak, tırnak kesmek .

  2. Güzel koku sürmek, (ihramlı iken güzel kokulu sabun ve deterjanları, kolonyalı mendillerin kullanılması sıkça görülen hatalardandır.)

  3. Şehveti söz ve davranışlarda bulunmak, cinsi ilişkiye girmek.

  4. Başkaları ile tartışmak, kavga etmek, onların gönlünü kırmak.

Mekke harem hudutları içinde insan emeği olmadan büyüyen otları ve ağaçları koparmak…

İHRAMLI BİR KİMSENİN;

Duş alması, duş sırasında kokusuz sabun kullanması,

Yüzük, kol saati, kemer, boyun çantası takması,

Kirlendiğinde kokulu madde kullanmadan ihramını yıkaması,

Giymiş olduğu ihramı, kirlenme, yırtılma ve benzeri durumlarda başka bir ihramla değiştirmesi,

Pişikler ve ayak yanıkları için kokusuz krem kullanması,

Başını kapatmadan battaniye, pike örtünmesi,

Şemsiye kullanması… caizdir.

Giydiği terlikte dikişin bulunması da ihrama zarar vermeyecektir.

Bu konuyla ilgili bazı bilgiler, ayrıca umrenin nasıl eda edileceği anlatılırken ibadetin akışı içinde verilecektir.

EHL-İ ÂFÂK –MİKATLAR-EHL-İ HILL VE HAREM

Kabe-i Muazzama, Fârân Dağları diye adlandırılan dağ silsilesinin ortasında, ‘^Bekke’ vadisindedir. Ümmü-l Cibâl diye bilinen Ebu Kubeyş dağının önlerindedir. Yer yüzünde insanlar için kurulan ilk mabeddir.

Harem, belli yasakların ve hürmet duygusunun bulunduğu alandır. Bu alanda yabâni hayvanların avlanması, insan emeği olmadan kendiliğinden büyüyen otların ve ağaçların koparılmamasın, sahibi bilinmeyen kayıp malların alınmaması gerekir.

İnsan burada hata işleme konusunda daha dikkatli, daha ihtiyatlı olmalıdır. Harem’in kendine ait bir hukuku vardır ve kıyamete kadar da bu hukuk korunmalıdır.

Mekke şehri ve haremi, Beytullah’ı bir hâlde gibi kuşatır. Harem sınırının ana hatları, İbrâhîm(as) ve Rasûlullah(sav) Efendimiz tarafından tayin edilmiştir.

Bu gün, anayol güzergahlarında Mekke harem hudutlarını gösteren işaretler vardır. Meselâ; Medine yolu üzerinde “Ten’im” denilen mevkide, eski Cidde yolu üzerinde Hudeybiye’de , yeni Cidde yolu üzerinde Hudeybiye’de, yeni Cidde yolunda kontrol noktalarını geçince, güneyde Yemen, Cizan, Leys yolu üzerinde dikili taş ve levhalar vardır. Bu noktaların her birinde polis kontrolü de yer alır. Müslüman olmayanlar bu sınır noktalarından içeri sokulmazlar.

Arafat da, Mekke harem hudutları dışındadır. Hudut sınırtaşları yaya yolu güzergâhındadır.

Taif’e giden Seyl Yolu otobanı üzerinde Hayyül-Mücâhidin denilen yerde vardır. Bu sınırCi’râne’de var olan sınırın hizasıdır.

Peygamber Efendimiz(sav) Huneyn Gazvesi ve Taif Seferi dönüşü Huneyn ganimetleriniCi’râne’de dağıtmış, peşinden de ihrama girerek umre yapmıştır. Bu gün orada bulunan mescid, bu tarihi olayın hatırasına yapılmış bir mesciddir ve Mescid-i Ci’râne olarak anılır.

Bu hudutlar, Mekke’yi kuşatan birinci hâlenin sınırlarıdır. Bu sınırların içinde oturanlara “Ehl-i Mekke” veya “Ehl-i Harem” denir. Bölge, genel anlamda Harem Bölgesidir.

Harem Bölgesini kuşatan ikinci bir çerçeve vardır. Bu çerçevenin ana noktalarını gösteren 5 nokta, Rasûlullah(sav) Efendimiz tarafından tayin edilmiştir. Bu noktalara Mevâkıt “Mikat Yerleri” denir.

MİKAT YERLERİ

  1. Zü’lhuleyfe

Medîne-i Münevvere yakınlarındadır. Âbâr-ı Ali veya Ebyâr-ı Ali diye de anılır. Mekke-i Mükerreme’ye en uzak mikat budur. Mekke’den yaklaşık 450 km uzaklıktadır.

  1. Cuhfe

Harem-i Şerif’e göre kuzeyde, Kızıl Deniz sahillerinde, Rabiğ’de ihrama giren bir kimse, Cuhfe’den biraz önce ihrama girmiş olur. Mekke’den uzaklığı 283 km.dir.

Günümüzde Türkiye, Avrupa ülkeleri gibi kuzey ve batı ülkelerinden uçak ve gemilerle Cidde’ye sefer eden hacı adayları Cuhfe hizasını geçmeden ihrama girmiş olmalıdırlar.

  1. Karn

Taif yakınlarındadır. Mesafe olarak Mekke-i Mükerreme’ye en yakın olan mîkattır. Aradaki mesafe yaklaşık 75 km.dir.

  1. Yelemlem

Güneyde yemen cihetindeki mîkattır. Mekke’den uzaklığı 92 km. civarındadır.

  1. Zâtü Irk

Kuzey doğu, Irak istikametine düşen mikattır. Mekke’den uzaklığı 94 km.dir.

 



Mekke Harem hududu ile bu bölge arasında oturanlara da “ehl-i hıll” denilir. Cidde şehri, bu bölgede yer alır. Usfan, Cumûm, Şümeys, Bedir de böyledir.

Mikat sınırlarının dışındaki insanlar ise, bu anlamda “âfakîler” veya “ehl-i âfak” diye isimlendirilir. Dolayısıyla sınırlar dışındaki bütün dünya halkı –Me-dine halkı da dahil-âfâkîdirler.

Âfâkîler, Hac veya Umreye niyet ettiklerinde bu mîkat noktalarını geçmeden ihrama girmek zorundadırlar.